21 Şubat 2014 Cuma

Koku..

Patrick Süskind'in kokusu değil!


Bu "koku", nasıl birşey böyle ne etkili şey! Herşeyin bir kokusu var. Herşey ardında bir koku bırakıyor. Çok severim koku'yu; parfüm kokusu, yemek kokusu, pastane kokusu gibi nice koku..
Önce koku gelir, önce. Sonra, en sonra koku gider. Ten kokusu, orjinaliyle ten kokusu; her tenin kimyası farklı yani kokusu. Yavru kokusu, kızlarımın kokusu, sevdiğimin kokusu..
Ve parfüm vazgeçilmezim. Sürekli aynı kokudan sıkılırım. Farklı kokuları denemeyi, araştırmayı bir parfüm kokusu aldığında burnum hafızamda o kokuyu bulmayı ve adını zikretmeyi çok severim.
Sık koku değiştiririm ama sevdiklerimide hep sever ara sıra döner döner kullanırım.
Poem mesela bu sıralar poem'im. Lolita Lempica, Jean Paul Gaulter, Rush2 ve bir de Chloe. Chloe'yu bırakmam artık. 
Unutmadan, hani derler ya ilk izlenim ilk bir dakika da  oluşur diye işte koku o bir dakikanın ilk saniyeleri.
Yani
Önce Koku:) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder