31 Temmuz 2013 Çarşamba

Diziler...

Güvenilir:) kaynaklardan dizi tavsiyeleri;
Game of thrones,
Suits,
Fringe.
İlk vakit bulduğumda ilkiyle başlıycam izlemeye lakin vakit nerde? O da ne? Fakat zaman illede ayırılacak:) 

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Ay ve bizim kraliçe..


Duru'yu, Ay'ın bizi neden takip ettiği sorusuna verdiğim yanıtlar tatmin etmedi ve çıkarımı şöyle oldu;
_ Anne; Ay, bizi ben kraliçe olduğum için mi takip ediyor?
_EVET KIZIM SEN KRALİÇE OLDUĞUN İÇİN:) 
 
 

Dün..

Dünden kareler..
 
 
Gözlüğümden geriye kalan..

 
Sanat ve Felsefe'nin deftere düşülen notları (benim işim kitabı okumakla bitmiyor).

 
Çok beğendiğim...

 
 
Lezzet durağım Leman...
 

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Van Gogh

   Sırf inanabilmek için çıldıran adam Van Gogh! Sarının ve dahi mavinin ressamı. Renklerin mutluluğu onun tablolarında. On yıl önce okuduğum Theo' ya Mektuplar beni çağırıyor. Bakalım bu sefer farklı neler anlatacak Vincent Van Gogh!


















İzmir'e Yolculuk...

    Bir dost ile dost mekanım 'Leman' da minik bir veda buluşması..araya sadece kilometrelerin girdiği bir veda.. yoksa insan insanı kalbinde taşır. Güzel anlarla geride bıraktık akşamı; sohbet güzel, güzeli güzel yapan hatıralara tebessüm konduran hediyeleşmek güzel. Lakin behsetmeden edemeyeceğim:) Dolaştığımız mağazada o anın telaşı ile unuttuğum  gözlüğümü farkedip geri döndüğümde bıraktığım yerde olmadığını görmek kötü. İnsanlık hali olabilir unutulabilir bunda bir yanlışlık yok fakat onu alan kişinin bir görevliye teslim etmek yerine iç rahatlığı ile o mağazadan çıkabilmesi nasıl bir ahlaktır. Başkasının üzüntüsünden insan nasıl sevinebilir huzur duyabilir?


22 Temmuz 2013 Pazartesi

Sulu sulu renkler...

Pinterest'de karşıma çıkan bu suluboyalar beni çok mutlu etti; keyiflendim ve gülerek seyredaldım hepsini..



















19 Temmuz 2013 Cuma

Sanatçıların 'Sanatçı Halleri'

Kitapları ile var eder yazarlar kendilerini..

Flaubert'in ünlü Madam Bovary'si..
"Madam Bovary benim". diyen Flaubert.
Ne hoş...


    Modeli karşısında çalışırken, kendi olmaktan çıktığını, kendisini iki kişilikliymiş gibi duyumsadığını, bilincini kaybettiğini ve modeliyle bütünleştiğini söyleyen Matisse'e bir gün Louis Aragon şöyle sorar:
"Gördüğünden (modelinden) sapacak olduıktan sonra, bir sanatçı neden ille de bir modele ihtiyaç duyar"?
Matisse'in cevabı gayet yalındır:
"Önünde bir model olmadığı takdirde, sanatçı ne'den sapacağını (ne'yi bozacağını) nasıl bilecektir"?

18 Temmuz 2013 Perşembe

Mimarlık ve Felsefe

    Sanat ve Felsefe'den  sonra Mimarlık ve Felsefe. Yine aynı şevkle.. Cündioğlu'ndan bir cümle bulutu "Düşünmenin hakkını veren bir zeka, ne yazık ki eyleme asla vakit ayıramaz". Mimarlığa göz attığımda ilgimi çekti. Okuyunca notları burada tutmayı diliyorum.
 
Kitapyurdu'ndan gelen erzaklarım:)
İlk önce mimarlık ve sanat daha sonra Türkçe'nin Sırları diye devam edicek bakalım.
 
 
 
Ve  yeni not defterim. Bilmem kaçıncı defter. Diğer başladıklarım bitmedi tabi. Başladı diye bitmesine gerek de yok, ara ara okunulmak üzere açılıyor sayfaları. Ve kalemler. Ne önemlidir onlar...dokusu, yumuşaklığı, kolay yazımı, akıp gitmesi senden önce...
 

Ve Duru'ya, arkadaşlarına aldığım albenili minik kitaplar,
 
 
 
 

Türk Kahvesi

    Dönem dönem insanın takıntıları olur ya... İlgisinin zirve yaptığı arada, kalınca bir bağ kurduğu şeyler, objeler ve bazen durumlar vb. Ben ise bugünlerde fincanlar ile bilhassa türk kahvesi fincanlarıyla etkileşim halindeyim.
 

 

Sanat ve Felsefe'ye Devam

Öncelikle ve daima felsefe.
Sonra sanat.
Ama hüzünle.
Işığın ve renklerin dünyasından hareketle. duyuların ve duyguların.
Ne ki eninde sonunda kavramlara, kuram'a, akl'ın o sevimsiz melekutuna.
 
diyor yazarımız.
 
çok güzel anlatıyor sanatın ve dahi sanatçının yaşamla içiçeliğini. Ve demiş ki "sanat yoktur sanatçı vardır". Al götür bu cümleyi istediğin yere. Gombrich'i karıştırasım geldi tekrardan, Sanat'ın Öyküsünü. Hatta baştan sona ezberleme şevki.
Kitapla beslenme diye bir tabir vardırya..doğrudur. Evet kitapla besleniyorum. Doyuyormuyum? Kısa süreli anlık. Doydukça acıkıyorum...

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Kafamın içinde sürekli toplantı hali...

    Günler yoğun geçiyor. hep yoğundu zaten de daha bir yorgunluk geldi sanırım. İş başladı..büyük yavruyu yerine yerleştir, küçük yavruyu ayrı bir yere yerleştir. Ve sürekli kafamın içinde bir toplantı hali..duru vesilesiyle tabiki.. Duru, çok zorsun!..
 
 


 
Alakasız fotolarla selam ederim:)

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Sanat ve Felsefe

Sanat ve Felsefe;
Okunmalı okunmalı okunmalı...
Kelimeler ve anlattıkları çok güzel
Bilgi ve aydınlanma....

Amaç aracı  aklar mı? Teoride hayır, pratikte ise herzaman.
 

Orkide...

Orkide, benim için mutluluk demek.
Yeni orkidelerim...