Duru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2013 Perşembe

Duru'nun tanıma formu

En çok gözlerini severim Duru'nun. Hüznünü, mutluluğunu, hayal kırıklığını, sevincini, şaşkınlığını, anlamazlığını, hayranlığını, heyecanını, yalanını, aymazlığını, kaçamaklarını gözlerinde görürüm. Gözler ruhun aynasıdır derler ya ben de ruhunu gözleriyle elimde tutarım. Gözlerindeki ifade belirler çoğu zaman davranışımı. Yani beni Duru'nun ruhu şekillendirir. Saygı duyarım gözleriyle anlattıklarına, gözlerinde okuduklarıma...
 
Birde ellerini; tırnakları kıtır kıtır yenmiş ellerini, yumuk yumuk ellerini. Kalem tutuşunu oldum olası sevdim. Fırçaya aşinalığını destekledim. Mutfak aktivitelerine dahil olmak istemesini hep ellerini seyretmek için daha bir istedim. Anne galiba ben bu yemek işini hallettim diyişine bayıldım.
 
Yenmiş tırnaklarına sinir oldum. Ne yapabilirim neler yapabiliriz? dedim dedim durdum. Lakin bir şey yapamadım. o tırnaklar yenecek. Estetiğe önem veren duru, bakalım bunu nezaman yenecek?
 
Kararlılığından yıldım, inadından bezdim. Verdiğim sözü çoğunlukla ve çoğunlukla tuttum, tutamadığımdaysa açık kapısıyla izah ettim. Çünkü güvenmesi önemliydi. Annesine güvenmeliydi. Ondandır ki sözüme itimad eder. Umarım ki bu hep böyle gider.
 
Buralara nerden mi geldim.. Öğretmenin verdiği tanıma formundan.
Duru seni sevdim sevdim sevdim çok sevdim...
Gözümün ilk ağrısı.. seni düşündükçe içim sızlar...
 
 
24.09.2013
 

23 Eylül 2013 Pazartesi

Hayat Akarken

Hayat akarken;
Duru'nun ilk akademik toplantısına sınıfında, kendi sırasında katıldım. Duvarda asılı çizgi çalışmalarına dönüp dönüp baktım, minik elleriyle çabalarken hayal ettim. Genelinde uyum sağladı okula lakin sıkılıyorum demelerde hiç az değil.. Velilerden, Duru'nun sık sık yaptığı lavabo ziyaretlerini dinledim, önceki gün almaya gittiğimde ders saatinde bahçede karşılaşınca " anne öğretmenime tuvaletim geldi dedim izin istedim ama bahçeye kaçtım" dediğimden bu tuvalet ziyaretlerini yadırgamadan, bir alışkanlıkla 'yaa' diyerek dinleyiverdim.
Akşam oyun hamuruyla balıklar yaptık. Sürekli ben yapamam sen yap demeler. En zor verilen şeylerden biride bu herhalde; YAPABİLECEĞİNE İNANDIRMAYA ÇALIŞMAK. Ve bol bol gıdıklanmak en keyif aldığı şeylerin başında şu sıralar. 
 


 

10 Eylül 2013 Salı

Zil çaldı...

    Birileri dese senin yürüdüğün yollarda kızında yürüyecek, okulunun yanı başındaki her gün bakıp geçtiğin okulda okuyacak, aynı sokaklardan geçecek, güler geçer tahayyül bile edemezdim.
Sevgi dolu başlangıçlar için çalsın bu zil inşallah kızım,
Çünkü
Sevmekle başlar her şey.
Umarım;
okumayı,
yazmayı,
kitapları,
defterleri,
insanları,
hayvanları
ve
sevmeyi
hep seversin kızım... 
 




 

 

 



 

29 Ağustos 2013 Perşembe

Nohutlar yeşerirken...



 Kaktüs aşkına...
 
                                      Nohutlar yeşerirken.. Yeşillik olsun da ne olursa olsun...

         Kurabiyelerini hazırlayan duru ve anne, sanırım ben bu yemek işini hallettim diyen duru..


O benim çizdiğimi ben onun boyama kitabını...
 
 

Ebru üstüne bir derleme..
 
Ve
Duru'dan günün sözü;
Anne 'cim, pozitif düşünüyoruz pozitif oluyoruz.

13 Ağustos 2013 Salı

Elinde bavul...





   Duru hanım evden taşınmaya karar vermiş. Bizim gibi bir aileyle yaşayamazmış. Babaannesine çıkıp bavul alıp geldi ve doğru odasına.. dolabındaki bütün kıyafetleri yerleştirdi. Biz kızımız olmadan ne yapıcaz duru'cum? Kucağımı göstererek, kızın var ya anne, bir daha doğurursun.. Peki sana orda kim yemek yapıcak? Alt komşuyla tanışırım bana yemek yaparlar anne.. Bana beş lira ver anne taksiye binip giderim...Durum böyle...
 

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Ay ve bizim kraliçe..


Duru'yu, Ay'ın bizi neden takip ettiği sorusuna verdiğim yanıtlar tatmin etmedi ve çıkarımı şöyle oldu;
_ Anne; Ay, bizi ben kraliçe olduğum için mi takip ediyor?
_EVET KIZIM SEN KRALİÇE OLDUĞUN İÇİN:) 
 
 

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Kafamın içinde sürekli toplantı hali...

    Günler yoğun geçiyor. hep yoğundu zaten de daha bir yorgunluk geldi sanırım. İş başladı..büyük yavruyu yerine yerleştir, küçük yavruyu ayrı bir yere yerleştir. Ve sürekli kafamın içinde bir toplantı hali..duru vesilesiyle tabiki.. Duru, çok zorsun!..
 
 


 
Alakasız fotolarla selam ederim:)

23 Haziran 2013 Pazar

Kişisel tarihe not

Küçük hanımın ilk emeklemeleri bugün,
Büyük hanımın ilk dişinin sallanması bugün; sabah uyandığında itibaren defalarca söyledi anne dişim kırıldı, anne bak dişim kırıldı. Yok kızım kırık değil değil derken gün sonunda baktık ki sallanıyor.
 
 

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Evlenme Teklifi

        Duru, ilk resmi evlenme teklifini kuzenine yaptı.
Oyunlarının ardından eve geldiklerinde teyzesine anlatıyor;
    - "Teyze, Demir'e çiçek uzattım benimle evlenirmisin dedim, çiçeği aldı yere attı ezdi ezdi hayır seninle evlenmem dedi. Bir daha yerden çimen kopardım tekrar uzattım demir evlenelim mi dedim onlarıda attı ezdi ezdi evlenmem dedi, demir benimle niye evlenmek istemiyo" diye soruyor.
Ah be yavrum...

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Günlerden Pazar

    Dün, Duru'nun yıl gösterisi vardı. Günler öncesinden başlayan heyecanı bizi de sardı. Güzel ve duygulu anlar yaşattı bize tekrardan. Beş yaşın bitmesine az kalan bu günlerini, okul anlarının son karelerini fotoğrafladım. Nice yıllara inşallah.

 
 Günün gecesinden başlayan sohbetimizin parçası, annemin gülleri...

 
Günün sabahında aydınlık soframızın gülleri...
 

Hazırlıklarını tamamlayan duru heyecanlı...
 
 
 Minik ellerin yıl boyunca yaptıkları faaliyetler;




Ablasının yanında...




Baykuşlar heryerde...






Kırmızı elbiseli "anne nekadar şık olmuşum değil mi?"

Balo çok hoşuma gitti...










 
 Gün devam ederken, gezinti...



 Bu armut çekmemiştir kimseden duru'dan çektiği kadar...


Mevsimin tadı çıkarılacak bir yol. Yollar güzeldir...Yola çıkmak!


 
Gün bitti kahvesi...